-Merhaba.
-Bazen aynı şarkıların arasında gidip gelmek, tanıdık hisleri iliklerine kadar yaşamak gibi. İhtiyaç duyduğun anda orada olduklarını bilmek güzel.
-Bir çeşit şehir aptallığı oysa.
-Yolda yürümeyi bilmiyor İstanbul insanı, ya da İstanbul'da yaşayan iki ayaklılar diyelim. Sonradan görmesi ayrı dert, araba sürmesini bilmeyeni ve kaldırımdan bi haber olanlar. Medeniyetten uzak olanların ''Medeniyet şehri'' dediği, Doğu'nun kadim şehri İstanbul. Bi siktirin gidin ya.
-Bir silahlı denizci görmediğim yüzüyle geçti, teknesinin baldırı koyu mavi.
-Futbol oynamayı acayip özlemişim.
-Sonra bir yalnız oldun, kendini buldun...
-İşte yaşanan değişiklik, belki de geleceğim açısında daha hayırlı oldu. Yeni ekip gelene kadar çalışmıyormuşuz, onu anladım. Hala zengin olma hayalleri kursam da, tırnaklarımla kazımadan bi bok başarmamın imkanı yok, en azından onun farkındayım. Umarım istediğim gibi olur.
-Ot bitmeyen yerleri ıslah ettim, kendin ol diye...
-Kendine çok iyi bakıyosun, öpüyosun.

