2 Haziran 2020 Salı

İ-da-re-10



-Bir şeyler için ''yeterince'' çaba göstermeyeli sanırım yaklaşık olarak 11 yıl oldu. İdareten yaşıyorum yaşam denen koşturmacamı. Okulda sınavları ders notlarıyla bitirdim, ilk işime bilinçsizce girdim idareten çalıştım. İşten atıldım, yolumu idareten çizdim. Üniforma giydim, saçma sapan beş buçuk ay geçirdim ama güzel insanlar tanıdım; işleri yine idareten yaptım (bu kez mantıklı olan oydu). Şimdi üç yıl olacak, sene-i devriyeler geldikçe ''bu sene son'' demekten sıkıldım; günleri idareten geçirmekte ustalaştım. Sonu nereye varacak bunun?
-Merhabamsı, ama tersten. Kaldığım yerden devam.
-Naber, napıyosunuz? Teşekkürler.
-Sonraki satırlarımda olabildiğince 30 yaş hezeyanlarımdan söz ediciim. 30 years old kilolu white-collar.
-Tenet geliyor TENET!!! Çıldırt bizi, delirt bizi Nolan başkan.
-''Hesabı Trump'a yıkardım, ödesin pezevenk.'' İyi ki varsın Ferhan Şensoy.
-Karantinanın ilk gününde müsait bir yerde bırakın beni. İnsanlardan tiskiniyorum, kim gidip aralarına karışacak şimdi :(
-İşe geldim. Dün de gelmiştim.
-Benim burada ne işim var?
-''Önümde tütün kokan sokaklar.''
-Güneydoğu Asya'dan gelen bir ikinci dalga vardır. Yani, inşallah.
-Dahil olduğumuz sosyal sınıf ve çevre geleceğimizi belirler mi, yoksa bu bir bahane midir? Cevabına emin olmadığım soruları tekrar tekrar kendime sormaktan kendicağızımı alamıyorum.
-''Bende bir problem var'' mı? Yoksa hepiniz benim gibi misiniz? Lan olm?! Vallahi kızmıcam, söylesenize :(
-Acıbadem kurabiyesi yemeyi özledim.
-İyi ki'm, sen olmasan ne yapardım ben?
-Şimdilik hoşçakalın! Canlarım.